Çocuk Ve Spor... Mutlaka Okuyun!
Dünyada gelişen teknoloji beraberinde sedanter yaşamı da getirmiştir. Giderek artan hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği sağlık sorunları artık koruyucu hekimliğin vazgeçilmez ve önemli konularından biri olmuştur...
Bu çalışmaların temelinde erken yaştan itibaren fiziksel aktivitelere katılımın sağlanarak ileri yaşlardaki olası risklerin azaltılması amaçlanmaktadır. Diğer taraftan spor sektörünün ekonomik boyutlarının büyümesi ve başarı güdümlü spora katılım daha çok sayıda çocuk ve genci sporcu olmaya yöneltmektedir. Fiziksel aktiviteye ve spora katılımın güvenli olarak sağlanması ise aileler öncelikli olmak üzere konu ile ilgili tüm taraflara bazı sorumluluklar getirmektedir.
Çocukluk dönemi doğumdan itibaren 11-12 yaşına kadar süren bir zamanı kapsar. 0-1 yaş süt çocukluğu, 1-3 yaş küçük çocukluk, 3-6 yaş okul öncesi çağı, 6-10 yaş birinci okul çocuğu çağı, 10-12 yaş ikinci okul çocuğu çağı olarak kabul edilir. Genel bir yaklaşım olarak insanın; fiziksel, zihinsel ve psikolojik gelişimindeki seyrine bakarak cinsel olgunluğa erişmesine kadar olan sürecin çocukluk dönemi olarak tanımlanması benimsenmiştir.
Çocuk organizması devamlı büyüme, gelişme ve değişme süreci özelliği ile yetişkinden ayrılmaktadır. Büyüme; organizmadaki hücre sayılarının ve hücrelerin büyüklüğünün artarak vücut hacim ve kütlesinin artmasıdır. Gelişme ise; hücre ve dokuların yapı ve bileşimindeki değişimlerle biyolojik işlevleri kazanma, bedensel olgunlaşma olarak ifade edilebilir.
Büyüme ve gelişme genetik olarak kontrol edilmektedir. Ancak ırk, çevre, cinsiyet, beslenme, sosyo-ekonomik-psikolojik ortam, geçirilen hastalıklar gibi çeşitli faktörler büyüme üzerinde etkili olabilmektedir.
Fiziksel aktivitenin genetik olarak kodlanmış büyüme ve gelişme üzerinde etkili olabileceğine dair bir çok çalışma vardır. Boydan çok hacimsel gelişmeye katkısı olduğu kabul edilir. Özellikle kemik ve kasların gelişiminde aşırıya kaçılmayan, kontrollü bir fiziksel aktivitenin olumlu sonuçları gözlemlenir.
Ergenlik dönemine kadar kızlarda ve erkeklerde büyüme ve gelişme benzer seyreder. Ergenlikten sonra erkek çocukların gelişimleri daha fazla olur. Çocukluk çağında iyi düzenlenmiş bir fiziksel aktivite programı çocuğun spor ile günlük aktiviteleri arasında bir denge sağlamalı ve ailenin de desteğini almış olmalıdır.
Eğitim programı ile uyumlu bir şekilde düzenlenmiş fiziksel aktivite çalışmalarının eğitim ve öğretime olumsuz etkilerinin olmadığı, hatta tam tersi öğrencinin kendini tanımasına zemin hazırlaması ve can sıkıntısının giderilmesi yolu ile okul başarısını artırdığı gözlemlenmiştir. Aerobik güç-kapasite olarak ifade edilen dakikada kilogram başına kullanılan oksijen miktarı okul dönemi boyunca azalmaktadır. Tüm bu faktörler etkin bir egzersiz ile kontrol edilebilmektedir. Düzenli aktivitelere katılan çocuklar sağlıklı yaşam için gerekli alışkanlıkları kazanırlar. Ayrıca bağımlılık yapıcı madde kullanımını engelleme konusunda da etkileri gözlemlenmiştir.
Çocukluk döneminde fiziksel aktivitelere katılımın olumlu etkilerinden bazıları şunlardır:
• Büyüme ve gelişmenin daha iyi olması
• Aktif yaşam biçimi kazandırılması
• İleride oluşabilecek hastalık risklerini azaltma
• Vücut sağlığının olumlu etkilenmesi
• Fiziksel uygunluk (fitness) sağlanması
• Aşırı kilo alımının önlenmesi
• Kemik yoğunluğunun artırılması
• Fiziksel yeteneklerin gelişimi
• Vücudun hareket kabiliyetini anlama ve değerlendirme
• Entelektüel gelişime katkı sağlama
• Kişisel ve sosyal gelişime katkı sağlama
• Kendine güveni geliştirme
• Yaratıcı doğal yetenekleri geliştirme
• Stresle baş edebilme yeteneğini kazanma
• Ruhsal iyilik ve gelişme, kendini daha iyi hissetme
• Bir konuya yoğunlaşma (konsantrasyon) yeteneğini kazanma
• Kötü alışkanlıkların edinilmesini önleme
Bundan başka spor; hoşgörü, iyi iletişim, saygı duyma, kendini tanıma, sebat etme, hedef koymayı öğrenme, zaman yönetimi becerisi kazanma, zorluklarla mücadele yeteneği kazanma, takım çalışmasını öğrenme gibi birçok olumlu kişilik özellikleri de bünyesinde barındırmaktadır
Tüm bu olumlu etkilerine karşın fiziksel aktivite ve düzeli spora katılımın hatalı uygulanması sonucunda oluşabilecek potansiyel olumsuz etkileri ise şunlar olarak gösterilebilir:
• Kötü teknik, yeteneğin ve yarışmalarda karşılaşılan başarısızlıkların olumsuz davranış biçimleri geliştirilmesine yol açması
• Bazen büyüme kıkırdakları da etkileyebilen travmatik veya aşırı kullanma (overuse) yaralanmalarına yol açması
• Çok nadiren kardiyovasküler ya da tanımlanamayan hastalıklara bağlı ani ölümlerin oluşması (riski en aza indirmek için kişilerin spora başlamadan doktor onayı alması mecburidir)
Sporun, fiziksel aktivitenin yol açabileceği risklerin çoğu kontrol edilebilen ve engellenebilecek risklerdir.
Her çocuk ve gencin egzersize ihtiyacı vardır.
Fiziksel ve psikolojik değişimleri nedeniyle çocuklar yetişkinlerin birer minyatürü olarak görülmemelidirler. Çocukluk çağı geniş bir zaman dilimidir ve her çocuğun gelişim ve büyüme çizgisi farklı olmaktadır. Bu faktörler göz önüne alınarak uygulanması düşünülen aktivite programı bir uzman tarafından velilerle bilgi alışverişi yapılarak planlanmalıdır.
Bu nedenle aktiviteler genel öneriler olup çocuğun gelişim ve büyüme durumu göz önüne alınarak karar verilmelidir. 2-4 yaş çocuklar koşma, yakalama, sıçrama gibi birçok temel becerileri yapabilirler. Denge ile ilgili gelişim devam etmektedir. Bu yaş grubu hareketli nesneleri izlemede zorlanır, dikkatleri kısa sürelidir. Kopya ederek öğrenirler. Planlanmış uzun süreli aktiviteler uygun değildir. Değişik eğlenceli oyun aktiviteleri yaptırılabilir. Oyun alanlarında ve kırda koşma, yürüme, sallanma, yuvarlanma, gözetim altında olmak koşulu ile su oyunları, pedagojik olarak yetkin eğitmenlerce verilebilecek basit cimnastik ve dans aktiviteleri önerilebilir.
Erken çocukluk döneminde (5-7 yaş) bireysel aktivitelere ağırlık verilmelidir. Denge daha çok gelişmiştir. çocuk hareketli nesneleri daha iyi izler, dikkat süresi biraz daha uzamıştır, ancak birçok detayı hatırlamakta ve hızlı karar vermekte zorlanır. Fiziksel gelişim, büyüme ve motor yetenek gelişimi için çeşitli aktiviteler önerilmektedir ancak bunlar uzun süreli olmamalı ve sık dinlenmeler verilmelidir. Dans aktiviteleri, cimnastik çalışmaları, seksek benzeri oyunlar, İp atlama, ağır olmayan toplarla oynama, atma, yakalama, üç tekerlekli veya destekli bisiklete binme, tırmanma, gözetim altında yüzme, kendi vücut ağırlığı ile veya hafif toplarla ağırlık çalışmaları önerilir. Altı yaştan sonra çocukların motor yetenekleri ve güvenlik algılamaları artmaktadır. Takım sporlarına uyum sağlama yetenekleri artar. Çocuklar motive etmek için hareketlerinden övgü ile söz edilmelidir.
Orta çocukluk döneminde (8-9 yaş) ise çocuklar artık daha karmaşık aktiviteleri yapabileceklerdir. Fiziksel gelişim, büyüme ve motor yeteneklerin gelişimine yönelik olarak koşma, yüzme, tırmanma, dans aktivitelerine denge, esneklik, çabukluk ve ritim çalışmaları eklenmelidir. Yarışmamak kaydı ile cimnastik, futbol, yüzme, tenis, bisiklet, dans, koşu, kayak, beysbol sporlarına daha ciddi eğilebilirler. Bu dönemde disiplin, kurallara uyma, cezalandırma, takım olarak hareket edebilme gibi kavramlar yerleşir. Bu dönemde özellikle kızların erken gelişim gösterebileceği göz ardı edilmemelidir. Ağırlık çalışmaları için kendi vücut ağırlığı yanı sıra gözlem altında olmak koşulu ile hafif ağırlıklarla basit teknik çalışmalar önerilebilir.
Geç çocukluk döneminde (10-12 yaş) fiziksel gelişim, büyüme ve motor yeteneklerin gelişimi için kuvvet, sürat, dayanıklılık gibi temel biyomotor özelliklerin artırılmasına yönelik aktiviteler daha sistemli ve planlı yapılmaya başlanır. Kızların bir kısmının ergenlik dönemleri içinde olabilecekleri dikkate alınmalıdır. İlgi alanlarındaki spora yönelmeleri söz mühimdir. Daha karmaşık aktiviteler ve beceriler çalışılmaya başlanır. Ağırlık çalışmaları teknik çalışmalar olarak yaş grubuna ve yönlendiği spor disiplinine uygun olarak ağır yüklenmeler olmaksızın ve kontrol altında olmak kaydı ile yapılabilir. Koordinatif özelliklerin gelişimine yönelik çalışmalar yapılır. Spor dalına özgü tekrarlar yapılır. Bireysel veya takım olarak yarışma tarzı organizasyonlara katılım başlar. Oyun kuralları, taktik ve teknik çalışmalar daha rahat algılanarak yapılır. Sosyal açıdan liderlik, grup içi iletişim, arkadaşlık, takım ruhu, centilmenlik, gibi özelliklerin yerleştiği dönemdir. Pratik yeteneklerin kullanımı gelişir, atletizm, kayak, tenis, yüzme ya da futbol, basketbol, voleybol, gibi takım sporları daha ciddi düzeyde yapılmaya başlanabilir.
Erken ergenlik döneminde (13-15 yaş) çocuklarda hızlı bir büyüme söz konusudur, ancak vücut daha az esnektir artık. Puberte oluşumu söz konusudur. Dikkatleri çok iyidir, oyun taktiklerini ve stratejileri uygularlar. Bu dönemde kuvvet gelişimi önemlidir ve ağırlık çalışmalarına başlaması önerilir. Çocuk bu gün çocuk yarin genç olacak geleceğimizin teminatı olacak ozaman çocuklarımızı her alanda eğitmeliyiz geleceğimizi onlara teslim ederken gözümüz arkada kalmayacaktır.








